İran
Yazan: Jesse Cole Temmuz 19, 2008
İran hakkında yazacağım aklıma gelmezdi. Ama şuanda okuduğum kitap olan Amin Maalouf’un yazdığı Semerkant’tan çok etkilendim. Nükleer programıyla, Amerika’ya kafa tutuşuyla ve söylenenlere göre ergenekonun desteklediği Kemalist mitinglerde ki “İran olmak istemiyoruz” pankartlarıyla gündemde ki yerini koruyan İran acaba geçmişte nasıl bir yere sahipti?
İran, “Hiçbir sultan benim kadar mutlu, hiçbir dilenci benim kadar mutsuz değil” diyen ve “Horasan’ın yıldızı; İran’ın ve Irak’ın dahisi, feylesofların prensi Ömer” şeklinde anılan Ömer Hayyam’ı doğurdu.
İran; etkileme gücü, bilinci, askeri dehası, örgütlenme stratejisi günümüzde bile hayranlık uyandıran Hasan Sabbah’ı doğurdu.
İran, “Adalet mülkün temelidir” diyen ve doğunun yetiştirdiği en büyük devlet adamlarından birisi olan Nizamülmülk ü doğurdu.
İran, doğunun yetiştirdiği en büyük hekimlerden ve filozoflardan olan , batının Avicenna olarak tanıdığı İbn-i Sina’yı doğurdu.
Keşke İran menopoza girmeseydi…
… Jesse Cole …
HASAN SABBAH

İBNİ SİNA
NİZMÜLMÜLK

ÖMER HAYYAM

Erkan demiş
Kim ne derse desin bence İran kişilk ve duruş bakımından bizim ülkemizden daha iyi ve başı dik…
Gathering demiş
”Keşke İran menopoza girmeseydi…”
Ne güzel söylemişsiniz…
Ama o köprülerin altından çok sular aktı.
Neydi… Ne oldu?
Korkutucu bir gerçek…
hülya'da bulusalim demiş
bu yazınızda İran dan bahsettiğiniz için sadece O nu söylemişsiniz ama genele bakarsanız sizin deyiminizle “menapozda” birsürü kişi,kurum,kuruluş,ülke var:)
sevgilerimle.
özlem demiş
“zamanın iki yüzü var, dedi kendi kendine Hayyam, iki boyutu; uzunluğunu güneşin seyri belirliyor, kalınlığını ise tutkular” peki ya zamanın hangi tarafına yenildi acaba…
sunusy demiş
iran, hakkında yazı yazılmaya en layık devlet ve kültürlerden biridir kanımca.
Bu sebeple yukarıdaki yazının ilk cümlesi marazı tespit olmuş. son cümlesi de marazın devam ettiğini gösteriyor
Ne gariptir ki, bu kısa ve güzel yazıda bahsedilen isimlerin hiçbiri kültür olarak iranlı değildir, fakat iran o toprakların bugünkü sahibidir.
Batılılar neo-islam türk medeniyetlerini hep irana mal ederler. Bu tuzağa biz de düşmüşüz, samanoğulları devleti türktü, dolayısıyla ibn-i sina Türktür. Gazneliler de Türktü, velhasıl selçuklu veziri olarak şehit olan Nizam-ül Mülk de Türktü..
Ömer Hayyam ise her ne kadar mutezileden olsa da Şii olmadığı için iranın kültürel köklerinden sayılmaz. (rubailerin sahibidir ama şarapla esastan tanışıklığı yokmuş! ilginç)
Hasan Sabbah ise hiç bir ırkın zaten kabul etmeyeceği bir isim. Lübnan’daki batıniler hariç..
Menepozdaki irana gelirsek:
sineması, edebiyatı, diğer güzel sanatları ile hiç ilgilenmediğiniz, zaten dünyanın 30 yıldır her konuda ambargo koyduğu bir ülkeden bahsediyorsanız daha basit bir ifade şekli bulamazdınız.. O size göre birşey üretmiyordur, kısır değildir ama menepozdadır.. (geçmişte yapmış – artık yapamaz)
Dünya ortalamasının kat be kat üzerinde okur yazar nüfus oranına sahip bir ülkede “birkaç” gazete “10 milyon” gibi tiraj rakamlarına ulaşabiliyorsa; kültürel dergilerinin sayısı Türkiye de dahil ortadoğu ülkelerinin “tamamının toplamından” fazlaysa, bu ülkede birşeyler yazılıp çiziliyor ve takdir topluyor demektir. İran yazmasıyla olduğu kadar okumasıyla da ünlü bir ülkedir. İranda satılan kitap sayısı Türkiye’yi utandıracak kadarın 2 katından biraz fazladır
Dünya, tarihi olayların konu edildiği uzun soluklu belgesel nitelikli dizilere İran sineması ile başladı diyebiliriz. iran sineması ambargo yüzünden son dönem hariç genelde festivallere katılmayı reddeden protest bir endüstriydi.
Ve Farid Farjad..
Vivaldi farjad dinleseydi ne derdi acaba?
Bugünkü İran’a dönecek olursak, aydınlık, çoğunlukla müslüman, kültürlü insanların yaşadığı, hoşgörünün egemen olduğu, insanların islam şeriatıyla yönetilmeyi seçtiği ve sevdiği, mutlu, huzurlu, cesur, onurlu ve güçlü bir ülke. Ambargo yüzünden bilimde fazlasıyla ilerlemiş ve diğer ortadoğu ülkelerinin aksine miskinleşmemiş bir ülke. (Ambargo, onları kendi işlerini kendilerinin halletmesine itti..)
Not: İrail düşmanı İran, dünyada yahudilerin en huzurlu yaşadığı ülkelerden birisidir, ayrıca şeytana tapan yezidiler de binlerce yıldır bu topraklarda rahatsız edilmeden yaşarlar, kimse onlara kamusal alanda erkeklerinin takmak zorunda oldukları şapkalarını çıkarmalarını söyleyemez.
Anayasasının ilk maddesi : “La ilahe illallah” cümlesidir. Bu yüzden İran kendini dünyadaki tüm müslümanların doğal hamisi ve vatanı sayar. Yani siz İran’dan nefret de etseniz, eğer nüfus cüzdanınızda İslam yazıyorsa İran’a gidip sosyal güvence talep edebilirsiniz.
…
Bütün bu yazdıklarımdan sonra bir faşist beni iran’a göndermek isteyebilir
Ben ülkemi seviyorum, ama ülkemi sevmemin yolu başka ülkelerden nefret etmekten geçmiyor, hele de başka kültürleri aşağılamak benim kültürümün asla bir parçası değildir.
iranla 400 yıldır komşu olmamızı seviyorum, üstelik 400 yıldır aralarında tek pürüz çıkmadan komşuluk yapan başka iki ülke dünyada yoktur…
neden bu kadar uzun yazdım bilmiyorum ama umarım biri okur